CHP BİLİM PLATFORMU’NDAN “SARAYIN YANLIŞ GÖÇMEN POLİTİKASININ FATURASINI VATANDAŞ ÖDÜYOR” BAŞLIKLI POLİTİKA NOTU  
12.04.2019
216
Yazı Boyutu: A- A+

CHP BİLİM PLATFORMU’NDAN “SARAYIN YANLIŞ GÖÇMEN POLİTİKASININ FATURASINI VATANDAŞ ÖDÜYOR” BAŞLIKLI POLİTİKA NOTU

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Fethi Açıkel’in başkanlığındaki CHP Bilim Platformu tarafından Türkiye’nin gündeminde önemli yer tutan Suriyeli göçmenlerle ilgili “Sarayın Yanlış Göçmen Politikasının Faturasını Vatandaş Ödüyor” başlıklı bir politika notu hazırlandı.

Politika notunda Suriyeli sığınmacılar nedeniyle Türkiye’nin üstlenmek durumunda kaldığı ekonomik ve sosyal maliyetler ortaya konulurken, ekonomik krizin içinden geçmekte olan Türkiye’nin kaynaklarının verimsiz ve şeffaf olmayan biçimlerde harcandığı ileri sürülmektedir. AKP’nin yanlış göçmen politikalarının, Türkiye’deki eğitim, istihdam ve kültürel uyum sorunlarını içinden çıkılmaz bir noktaya sürüklediği, sürdürülebilir olmaktan uzak bir çift başlılığa neden olduğu belirtilmiştir.

Politika Notunda Suriyeli sığınmacıların ucuz iş gücü rezervi olarak görülmesinden ve merdiven altı işletmelerde düşük ücretlerle çalışmalarından ötürü, vergi ödeyen yurttaşlarımızın ve işçilerimizin haksız rekabetle karşılaştığı, bu durumun çalışma barışını tehdit ettiği ifade edilmiştir. Bu doğrultuda, kayıt dışı ekonominin büyüdüğü, iş ve işçi güvenliğinin yok sayıldığı çalışma ortamlarının yeniden diriltildiği vurgulanmıştır. Sığınmacı kadınların 2. eş olarak yasaya aykırı biçimde evlendirildikleri ve Suriyeli çocuk evliliklerinin yaygınlaşması olgusuna işaret edilmiştir.

31 Mart 2019 yerel seçimlerinde oy kullanacak olan yurttaşlık verilmiş Suriyeli sığınmacıların olduğuna da dikkat çeken politika notunda, bazı seçim bölgelerindeki sonuçlara da doğrudan etki edilebileceği iddia edilmiştir.

CHP Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Fethi Açıkel’in konuyla ilgili demeci şöyle:

Cumhuriyet Halk Partisi Bilim Platformu olarak, Türkiye’nin gündemindeki en yakıcı konularından olan Suriyeli sığınmacılar üzerine bir politika notu yayınladık. AKP’nin maceracı, tutarsız ve tarafgir politikalarının sonucunda ülkemize 4 milyona yakın sığınmacı gelmiştir. Bu büyük göç dalgasına ilişkin Politika Notumuzun sonucu, AKP’nin yanlış politikaları nedeniyle Türkiye’nin, Avrupa’nın kapısında sığınmacıların sorunlarını çözemeyen dev bir sığınmacı kampına dönüştüğüdür. Ortadoğu bataklığında kaybolan AKP’nin politikaları yüzünden  Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları farklı biçimlerde mağdur edilmektedir.

AKP, son 5-6 yılda Suriyeli sığınmacılara 35 milyar dolar, yani yaklaşık 190 milyar TL harcadığını ileri sürmüştür. Bu rakam, her Suriyeli için kişi başı yıllık 2.500 dolar, 5 kişilik bir aile için ise yıllık 12.500 dolar harcandığı anlamına gelmektedir. Ancak bu büyük meblağa karşın, AKP ne Suriyeli sığınmacıların savaş yaralarını sarabilmiş, travmalarını ve sorunlarını çözebilmiş, ne de yurttaşlarımızın bu ani nüfus artışından ekonomik ve sosyal olarak olumsuz etkilenmesinin önüne geçebilmiştir. On milyarlarca liralık kamu kaynağı denetimden ve şeffaflıktan uzak bir biçimde harcanmıştır.

Suriyelilerin kayıt dışı çalıştırılması, sığınmacıların ekonomik kriz ortamında ucuz iş gücü olarak görülmesi, yurttaşlarımızı ya işsiz bırakmakta ya da işlerini kaybetmemek için kayıtsız ve düşük ücretle çalışmaya zorlamaktadır. Kayıt dışı işletmeler ve sayıları 1 milyonu geçen kaçak işçiler yüzünden, vergi ve istihdam kayıpları yaygınlaşmakta, bazı illerimizde çok yoğun işsizlik ve haksız rekabet ortaya çıkmaktadır.

AKP’nin Suriyeli sığınmacı krizini doğru yönetememesi, eğitim alanında da önemli sorunlara neden olmuştur. Suriyeli ve Türk çocukların bir arada eğitim aldığı, kalabalık sınıflarda ders yapan öğretmenlerimiz, aşırı çalışmaya bağlı olarak tükenmişlik sendromu yaşamaktadır. Zaten okullarımızda yüksek olmayan eğitim kalitesi hem fiziksel şartlar hem de öğretmenlerimizin artan iş yükü dolayısıyla daha da düşmüştür.

Yaklaşık 4 milyon Suriyelinin ülkemize gelmesiyle birlikte sağlık hizmetlerine erişim de güçleşmiştir. Özellikle sınır kentlerindeki hastanelerin acil servislerinde, yoğun bakım ve erken doğum ünitelerinde yoğunluk nedeniyle hizmetler aksamaktadır. Ne sığınmacılar ne de yurttaşlarımız sağlık hizmetlerinden gerektiği gibi faydalanabilmektedir.

Kısacası AKP iktidarının yanlış yönettiği göçmen politikası sonucunda dünyada misafirperverliği ve hoşgörüsü ile tanınan ülkemizde, yabancı karşıtlığı tırmanmakta, eğitim, sağlık, barınma ve çalışma koşulları giderek kötüleşmektedir. İdlib’te yeni bir insani krizin ortaya çıkması halinde ülkemize geleceği ön görülen 2,5 milyona yakın Suriyeli sığınmacının bu sorunları daha da derinleştireceği açıktır. AKP, Türkiye’yi Ortadoğu Bataklığına sürükleyerek, sadece milyarlarca dolarlık kayıplara neden olmamış, aynı şekilde Türkiye sosyo-ekonomik ve kültürel açıdan sürdürülmesi imkânsız olan bir açmazla karşı karşıya bırakmıştır.

Önümüzdeki günlerde AKP’nin Suriyeli sığınmacıları ülkemizde insan onuruna yakışmayacak biçimde yoksulluğa ve çaresizliğe mahkûm ettiğini gözler önüne serecek bir politika notu daha paylaşacağız.

Politika Notlarından Bazı Veriler:

SARAYIN YANLIŞ GÖÇMEN POLİTİKASININ FATURASINI VATANDAŞ ÖDÜYOR

Ülkemizdeki Suriyeli sığınmacı sayısı 4 milyona yaklaştı. Türkiye’de doğan Suriyeli sayısı ise yaklaşık 406 bindir. Suriyelilerin toplam nüfusa oranı %5’e yaklaşmış, diğer göçmenlerle birlikte bu oran %5’i aşmıştır.

Ülkemizdeki Suriyeli nüfusunun %96’sından fazlası kampların dışında yaşamaktadır. 560 bin Suriyelinin yaşadığı İstanbul sayıca en fazla Suriyelinin bulunduğu ilimizdir. İstanbul’u sırasıyla Şanlıurfa (452 bin), Hatay (440 bin) ve Gaziantep (427 bin) izlemektedir. Suriyelilerin il nüfusuna oranının en yüksek olduğu yerler ise Kilis (%82), Hatay (%27), Şanlıurfa (%22), Gaziantep (%21), Mersin (%11) ve Adana (%11)’dır.

Birleşmiş Milletler uzmanlarının görüşüne göre, İdlib’te yeni bir insani krizin ortaya çıkması durumunda yaklaşık 2,5 milyon sığınmacının daha Hatay başta olmak üzere, sınır illerimizden Türkiye’ye girişi söz konusu olacaktır.

Bugüne kadar ülkesine dönen Suriyeli sayısı 313 binde kalmıştır. Bu oran ülkemizdeki Suriyelilerin %9’undan daha azdır. Eğer Suriyelilerin %9’u güvenli biçimde evlerine dönebiliyorsa bu oranın %90’lara ulaştırılması gerekirdi.

Suriyeliler için harcanan kaynak, 2019 tarihinde 35 milyar dolara, yani yaklaşık 190 milyar TL’ye ulaşmıştır. Bir başka ifadeyle ülkemizdeki her Suriyeli için, kişi başı yılda 2 bin 500 dolar harcanmıştır. Bu da 5 kişilik bir Suriyeli ailenin Türkiye’ye yıllık maliyetinin 65 bin TL civarında olduğunu göstermektedir.

Öte yandan 2016 yılında ABD Uluslararası Yardım Ajansı (USAID), “yolsuzluk” yapıldığı iddiaları üzerine, Türkiye’deki Suriyeli sığınmacılara yaptığı tüm yardımları askıya almıştır.

Avrupa Birliği Sayıştayı uzmanları da 2018’de açıkladıkları raporda Türkiye’ye Suriyeliler için tahsis edilen 1,1 milyar €’nun nereye harcandığının belli olmadığını belirtmişlerdir.

Ülkemizde, çalışma yaşı olarak kabul edilen 15-65 yaş aralığındaki Suriyeli sayısı 2 milyon 184 bindir. Suriyelilerin sadece %1,25’i kayıtlı, diğerleri ise kaçak ve kayıt dışı olarak çalışmaktadır. Nitekim Türkiye’de 1 milyonun üzerinde Suriyelinin kayıt dışı olarak çalıştığı düşünülmektedir.

Zira 2016-2018 döneminde Türkiye’de çalışma izni verilen Suriyeli sayısı 27 bin 930’dur.

Türkiye’de eğitim çağında yaklaşık 1 milyon 170 bin Suriyeli çocuk ve genç bulunmaktadır. Oysa kayıtlara göre, 2018 itibarıyla 645 bin Suriyeli çocuk ülkemizde eğitim görmektedir, bir diğer ifadeyle yaklaşık 525 bin okul yaşındaki çocuk okula devam edememektedir.

76 bin Suriyeli Türk vatandaşlığına alınmıştır. 31 Mart Yerel Seçiminde 53 bin Suriyeli oy kullanacaktır. Örneğin 2014 Yerel Seçimlerinde Büyükşehir Belediye Başkanının 4 bin 890 oy farkı ile belirlendiği Hatay’da toplam Suriyeli seçmen sayısı 16 binin üzerindedir.

15-18 yaş arasındaki her 100 Suriyeli kadından 15’i evlidir. Çocuk yaşta (13-14 yaş) gebelikler ve çok eşlilik yaygındır. Kadınların mağdur olmaması gerekçe gösterilerek Türkiye’ye çok eşli halde gelenlerin evlilikleri geçerli sayılmıştır.

İstanbul ve Ankara’da kentlerinde yabancıların yaşamasını nasıl karşıladıkları sorulduğunda, “kesinlikle olumlu karşılamıyorum” yanıtını verenlerin 2009 yılında oranı İstanbul’da %15 ve Ankara’da %20 iken, bugün gelinen noktada kamuoyu araştırmaları her 4 yurttaşımızdan 3’ünün Suriyelilere karşı olumsuz görüşe sahip olduğunu göstermektedir.

AKP’ye oy veren seçmenlerde dahi her 2 kişiden 1’i Suriyelilere karşı “çok olumsuz” duygular beslemekte ve AKP’nin Suriyeli sığınmacılara dönük politikasını onaylamamaktadır.

Politika Notlarındaki Başlıklar:

ATATÜRKÇÜ DIŞ POLİTİKAYI TERK EDEN AKP, “ORTADOĞU BATAKLIĞINA” SAPLANDI

TÜRKİYE, “MODEL ÜLKE” OLABİLECEK İKEN, “MAĞDUR ÜLKE” OLDU

AKP, SURİYE KRİZİNİ VE YARATACAĞI VAHİM SONUÇLARI HAFİFE ALDI

KANGRENE DÖNÜŞEN SIĞINMACI KRİZİNİN SORUMLUSU AKP’DİR

AKP’NİN SÜRDÜRÜLEBİLİR VE İNANDIRICI BİR GÖÇMEN POLİTİKASI HALA YOK

SIĞINMACI KRİZİNİN GERÇEK BOYUTLARI GİZLENİYOR

BEŞ YILDA TÜRKİYE NÜFUSUNUN %5’İ GÖÇMEN OLDU

GÖÇMEN KRİZİNİN AĞIR FATURASINI YOKSUL VATANDAŞLAR ÖDÜYOR

KIT KAYNAKLAR NE YOKSUL YURTTAŞLARIMIZA NE DE MUHTAÇ SURİYELİ SIĞINMACILARA YETİYOR

SAYDAMLIK YOK; DENETİMSİZLİK ÇOK

AKP’NİN “GERİ DÖNÜŞ KANDIRMACASI”

TÜRKİYE’NİN İŞ GÜCÜ PİYASASI KAYIT DIŞINA KAYIYOR

ÜCRETLER DÜŞÜYOR; İŞSİZLİK ARTIYOR

VERGİSİNİ ÖDEYEN YERLİ ESNAF HAKSIZ REKABETLE KARŞI KARŞIYA

YURTTAŞLARA SUNULAN SAĞLIK HİZMETLERİNİN KALİTESİ GERİLİYOR

SALGIN HASTALIK RİSKİ GÖÇMEN KRİZİ İLE BİRLİKTE ARTIYOR

EĞİTİMİN KALİTESİ VE EĞİTİMCİLERİN MOTİVASYONU SINIR İLLERİMİZDE HIZLA DÜŞÜYOR

OKULLARDA DERSLİKLER KALABALIKLAŞIYOR

ÖĞRETMENLERİN YÜKÜ AĞIRLAŞIYOR; TÜKENMİŞLİK SENDROMU YAŞANIYOR

KONUT SORUNU VE KİRA ARTIŞI ÇÖZÜLEMİYOR

KENT YAŞAMINDA VE BELEDİYE HİZMETLERİNDE KÖTÜLEŞME VAR

“İTHAL SEÇMEN” YARATILIYOR; SEÇİM SONUÇLARINA ETKİ EDİLİYOR

“ÇİFT HUKUKLULUK” RİSKİ

YEREL HALK VE SURİYELİLER ARASINDA SÜRTÜŞMELER ARTIYOR

GETTOLAŞMA VE KÜLTÜREL UYUMSUZLUK TEHLİKESİ ARTTI

EKONOMİK KRİZ VE ARTAN İŞSİZLİK HOŞGÖRÜYÜ AŞINDIRIYOR

CHP NE YAPACAK?

BARIŞIN VE TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜN GÜVENCESİ “OBİT” OLACAK

TUTARLI BİR SURİYE DIŞ POLİTİKASI İZLENECEK

SINIR GÜVENLİĞİMİZ TAVİZSİZ OLARAK SAĞLANACAK

MÜLTECİ SORUNLARI KAMUOYUMUZDAN GİZLENMEYECEK

KAMU HARCAMALARI VE YARDIMLAR SAYDAM OLACAK

ULUSLARARASI DÜZEYDE ETKİN VE SAMİMİ İŞ BİRLİĞİ YAPILACAK

YURTTAŞLARIMIZIN HAKLARI KORUNACAK

FAHİŞ KİRALARA KARŞI DENETİM VE KİRACILARA DESTEKLER GETİRİLECEK

BELEDİYELERE GÖÇMEN SAYISINI DA DÂHİL EDEN EK BÜTÇE TAHSİS EDİLECEK

EĞİTİMDE VE SAĞLIKTA NİTELİĞİNİN DAHA DA BOZULMASINA İZİN VERİLMEYECEK

KRİZDEN ETKİLENEN ÇALIŞANLARIMIZA DAHA FAZLA DESTEK SAĞLANACAK

SINIR İLLERİMİZDE HAKSIZ REKABET VE KAYIT DIŞI İSTİHDAMA SON VERİLECEK

CHP Arge - Bilim, Yönetim Kültür Platformu tarafından hazırlanan "Sarayın Yanlış Göçmen Politikasının Faturasını Vatandaş Ödüyor" başlıklı politika notunun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

CHPnet

SİTELERİ